Salı , 12 Mayıs 2015
Anasayfa » Yazarlar » Türkiye’nin en pahalı ve zengin kulübü
Türkiye’nin en pahalı ve zengin kulübü

Türkiye’nin en pahalı ve zengin kulübü

Aziz Yıldırım TFF için Türkiye’nin en pahalı ve zengin kulübü demiş. Bu bize göre de doğru bir tespit. Sorgulanmayan, denetlenmeyen siyasi vesayet ve kontrol altında bir kulüp adeta.

Aziz Yıldırım Fenerbahçe dergisine verdiği röportajda TFF ve futbolumuz hakkında şunları söylemiş:

TFF benim yüzde 11 aldığım yerde niye yüzde 12 pay alıyor? Alınan para nereye harcanıyor? Türk sporu için ne yapılıyor? Kimse bilmiyor. Buradan söylüyorum; Türkiye’nin en pahalı ve zengin kulübü TFF’dir. Passolig, tribünleri zarar verenlerden arındırmak için getirildi ama şu anki uygulamada tribünlerin tamamı kapatıldı. Passolig şu anda Türk sporuna zarar veriyor. Tüm statlar boş ve statların boş olmasının çok önemli bir sebebi Passolig. Yeni getirilen yabancı kuralını mahkemeye götüreceğiz. Bu kural değişikliği ile oluşan zararımı istiyorum.

TFF’nin futbol müsabaka hasılatlarından, naklen yayın gelirlerinden, transferlerden, tescil, vize ve cezalardan, sponsorlardan elde ettiği gelirlerin nereye harcandığı bilinmiyorsa, bu kaynaklar futbolumuzun gelişimi için etkin ve verimli kullanılmıyorsa Sayın Yıldırım siz yıllarca yapılan TFF seçimlerinde gelir-gider tablolarını, bilançoları ve harcamaları nasıl ibra ettiniz? Seçimlerde oylarınızı hangi tercihlerle kullandınız?

Neyse geçmiş geçmiştir diyelim bu itirafların önemli bir dönüm noktası olmasını dileyerek Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe kulüp delegelerinin önümüzdeki TFF genel kurulunda nasıl bir tavır takınacaklarını merakla bekleyelim.

Hep yazıldı, konuşuldu. Biz de bu sütunda defalarca yazdık. TFF seçim ve delege sistemi siyasal sistemimizde olduğu gibi antidemokratik. Seçimler siyasi vesayet altında Süper Lig kulüplerinin kararıyla ve tercihiyle yapılıyor. Seçimlerde futbolun gerçek emekçileri ve aktörleri temsil edilmiyor.

TFF’nin yıllardır ciddi ve kalıcı bir altyapı ve eğitim projesi ve programı hiç olmadı. Son yıllarda milli takım teknik direktörlerine verilen paralarla bile ülke futbol altyapısı finansmanı sağlanabilirdi.

TFF’nin kulüplerin altyapılarını destekleyen, finanse eden bir sistemi yok. Altyapı tamamen kulüplerin inisiyatif ve tercihlerine terk edilmiş durumda. Az sayıda altyapı programları uygulayan kulüplere bile ciddi destek ve ödüllendirmeden söz etmek olanaksız.

Umarız Aziz Yıldırım bu açıklamalarının arkasında ciddi ve kararlı olarak durur, önümüzdeki seçimde futbolumuzun sağlıklı bir yapıya kavuşması için öncülük eder.

Mevcut seçim sistemi ve delege yapısıyla bu çok zor ancak biz yine de umutlanmak istiyoruz.

3 Temmuz 2011’den bu yana taraftarın ve camianın müthiş desteğiyle önemli bir hukuk mücadelesi veren Aziz Yıldırım bu konuda da aynı kararlılığı ve mücadeleyi gösterebilirse amatör spora verdiği destekle birlikte spor ve futbol tarihimizde çok önemli bir yer edinir.

Antidemokratik siyasi sistemimizin, parti yapılarının, yüzde on barajı gibi haksız ve adaletsiz bir seçim dayatmasının ülkemizi ne hâle getirdiği ortada. Benzer yapının futbolumuzun önünde nasıl bir engel oluşturduğu da malum.

Futbolun gerçek sahip ve emekçilerinden bir eylem ve inisiyatif beklenmediğinden umudumuz Aziz Yıldırım diyerek bekleyelim bakalım.

Bu arada futbolumuzun gerçek patronu hâline getirilen Türkiye Futbol Direktörü’nün Olimpiyat sevdasıyla 120 milyon dolarlık kaynak israfı sonucu yaptırılan Olimpiyat Stadı zemininin döndürülmesi kararının dünya spor mimarisinde ufuk ve çığır açacak olağanüstü (!) zekâ ürünü bir gelişme olduğunu belirtmeden geçmeyelim.

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Etiketler:

Hakkında Haluk Çetin

Haluk Çetin