Çarşamba , 27 Mayıs 2015
Anasayfa » Yazarlar » Tek suçlu bardağı taşıran son damlalar değil
Tek suçlu bardağı taşıran son damlalar değil

Tek suçlu bardağı taşıran son damlalar değil

Ortalık iyice karıştı!

Kıyametler kopuyor garibim futbolun tam orta yerinde. Herkes feryad u figan etmelerde, bağrışlar çağırışlar yeri göğü inletmekte. Fenerbahçe’ye yapılan çirkin, hayâsız ve de ahlaksız saldırı öncesine kadar kulaklarının üzerine yatıp duranlar “Amanın” demekten kendilerini alamıyorlar bugünlerde.

Ortada olan en büyük gerçek, bir felaketin minimum hasar ve ziyanla atlatılmasıdır. Can kaybının olmaması, usta sürücüden başka kimsenin burnunun dahi kanamaması, doruyu söylemek gerekirse mucizeden başka bir şey değildir. Ancak bir gerçek var ki, o da Türk sporunun çok ağır yara almasıdır.

 

TEK SUÇLU SON DAMLALAR DEĞİL!

Şimdi; her kafadan ayrı sesler çıkıyor, demem o ki, ağzı olan konuşuyor. Yok “zanlılar yakalanırsa cinayetle yargılanmalı”, yok “maçlar süresiz ertelenmeli”, yok efendim “Fenerbahçe oynamam derse sonucuna katlanmalı” gibi fasa fiso şeyler.

Tek konuşulmayan ne biliyor musunuz? Bugünlere nasıl ve niye gelindi?.. Kim ve kimler sebep oldu bu hain saldırıya… Şunu başlıkta konu ettiğim gibi açık ve seçik söyleyebilirim ki, bardağın taşmasına sebep olan son damlalar değildir. O bardağı öyle çirkin, öylesine pis ve bir o kadar da kinle dolduranlar ki, son damlalarla taşmaya olanak vermişlerdir.

 

13 ŞUBAT TARİHLİ YAZIM

Biz gazetecilerin vazgeçilmez bir huyu, daha doğrusu bir takıntısı vardır. “Ben demiştim”, “Ben yazmıştım” demeyi hüner sayarız. Lütfen ve lütfen inanmanızı isterim ki, hiç haz etmem bu durumlardan. Amma; şimdi sırası geldi 13 Şubat 2015 tarihinde yazdığım yazıyı hatırlatmaya.. Yazıya girmeden başlığı söylesem de olur… Demişim ki; “RÜZGÂR EKENLER FIRTINA BİÇECEK”… Üzerinde durduğum tek konu, kulüplerin birbirlerine karşı besledikleri kan ve can düşmanlığı idi. Neyi paylaşamıyorlar diye sorup, felakete az kaldı tezini savunmuştum. Ve yine aynı yazıda, 5 Şubat 2015 tarihinde futbolun mahkemesi sayılan Profesyonel Disiplin Kurulu’na tam 12l dosyanın verildiğini söylemişim. Kimler mi var o 121 dosya içinde? Alayı var.. Fenerbahçe’si Trabzon’u akıllarınıza kim gelirse…

Ve hepsi de cezalandırıldı o günlerde.

Ne falcıyım ne de kâhin. O zaman “Rüzgâr ekenler, fırtına biçecek” demek, gün ışığı kadar aşikâr olan bir durumdu. Bir tanesi değil yarım tanesi bile meydan okumaktan geri durmadı. Akılsız akıllarına ne gelirse yumurtladılar. Kin duydular, öfke saçtılar, tüm taraftarı gerdiler de gerdiler. İşte al sana o vahim olay… Al sana felaketle sonuçlanabilecek bir olay.

 

ŞİMDİ NE OLACAK?

Türk sporuna, Türk futboluna bu kara günleri yaşatanlar, yani sebep olanlar, şimdi oturup kına yakarlar mı acaba. İçlerinde biri o meşum, o hain ve vahşi olay sonrasında çıkmış diyor ki; “Bu güne kadar sustuk, bundan sonra konuşacağız”. Ne zaman sustun, ne zaman konuşmadın. Çenen kapanmadı ki aziz dostum. Ya öteki.. çirkin bakan adam. Ne geçti eline bugüne kadar yaptıklarından. İşte her şey ortada…

İşin ana fikrine yazının sonunda gelelim. “Sular bulanmadan durulmaz” derler ya. Bu doğrudan yola çıkıp, bulanan değil kirlenen suyun artık durulma zamanı gelmiştir. Silahlı saldırı, cana kast, öldürmeye teşebbüs, belki de bütün bu çirkinlikleri sonu olur. O meydan okuma hâlleri, spora yakışmayan hâl ve tutumları, ortalığı şiddet adına germeleri –umudum yok ama–, belki de son bulur bundan sonra. Arı kovanına çomak sokanlar, umarım dost yüzlerini gösterirler de bu çirkinlikler ortada kalkar. Hiçbir önlem, her türlü koruma ve tedbir işe yaramaz. İyi niyet ve gülen yüzler olmayınca.

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Etiketler:

Hakkında Turgut Kologlugil

Turgut Kologlugil