Pazartesi , 25 Mayıs 2015
Anasayfa » Yazarlar » Kürtler (9)
Kürtler (9)

Kürtler (9)

2 Mart 1994’te Meclis’e SHP listesinden giren DEP milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırıldı ve milletvekilleri polis zoruyla Meclis’ten alınıp DGM’ye gönderildi. Bu sahne demokrasi için bir yüz karası olarak belleklere kazındı. DEP 6 Haziran 1994’te kapatıldı. Hatip Dicle, Orhan Doğan, Leyla Zana ve Selim Sadak 15 yıl hapis cezasına mahkûm edildiler. Diğer milletvekillerinin çoğu yurtdışına çıktı. Böylece Kürtlerin Meclis’te siyasal taleplerini ifade edecekleri zemin yok edilmiş oldu.

11 Mayıs 1994’te kurulan, Kürt sorununun çözümünü devletin ve toplumun demokratikleşmesi ile irtibatlandıran ve yeni anayasa ihtiyacını vurgulayan Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) de, kendisine dair var olan “Kürt partisi” ve “ayrılıkçı” algısını değiştiremedi. Parti 1999 yılı Şubat ayına kadar devam eden PKK lideri Abdullah Öcalan’ın takibi, yakalanması ve tutuklanması sürecinde protesto olaylarına öncülük etti. 1994-2002 yılları arasında üyelerinin çoğuna dava açıldı ve Parti 2003 yılında kapatıldı.

Bu süre zarfında PKK, halk desteğini genişletmek için siyasal İslam’ın güçlenmesini de gözönüne alarak toplumun İslami duyarlılıklarına hoşgörü göstermeye, Alevi ve Yezidi Kürtlerin tarihsel mağduriyetlerine kulak vermeye ve onların da taleplerini dile getirmeye başladı. Bu gelişmeler örgütün daha demokratik bir söyleme geçme arzusunun bir tezahürüydü. Bu bağlamda 2003 yılı Kasım ayında Kürdistan Halk Kongresi (Kongra-Gel) kuruldu.

9 Kasım 2005’te Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un eş başkanlığında Demokratik Toplum Partisi (DTP) doğdu. Tüzüğüne yüzde 40 kadın kotası koyan DTP’nin de hedefleri, kapatılan diğer partilerinkiyle aynıydı. Kürtlerin kimlik ve kültürel talepleri eşitlik ve demokrasi taleplerinin bir parçası olarak dile getiriliyordu. DTP, 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde 99 belediye kazanırken aldığı oylar 2.339.729’du. Daha da önemlisi Kürtlerin önemli bir kesimi, DTP aracılığıyla tekrar parlamenter temsile de sahip oldu. Bu durum DTP’nin bir bölgesel güç olarak ulusal düzeyde de varlığını pekiştirdi. Ancak Meclis’te temsil edilmelerine ve bölgede çok sayıda belediyeyi yönetmelerine rağmen, DTP siyasal sistemin bir parçası olarak diğer aktörlerin teveccühüne mazhar olamadı. DTP ile PKK talepleri arasındaki benzerlikten hareketle ve 2005’te ateşkesin sona ermesinden sonra hükümet ve ordu DTP’yi marjinalleştirmek için çabaladı. AKP hükümeti bu dönemde DTP’yi PKK’yı kınamamakla ve etnik Kürt milliyetçiliği yapmakla suçladı. DTP üyelerinden tutuklananlar oldu. Partiye karşı açılan kapatma davasında DTP’nin PKK’yı alenen bir terör örgütü olarak ilan etmemesi, ilişkinin delili olarak kabul edildi. Parti, 12 Aralık 2009’da Anayasa Mahkemesi’nce kapatıldı. 37 kurucu üye siyasetten men edildi.

DTP’nin kapatılmasından önce 2 Mayıs 2008 tarihinde kurulan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) de önceki partiler gibi yeni bir anayasa yapılmasını, Kürt dilinde eğitimi ve merkezileşmiş siyasi yapıya karşı ademimerkeziyeti savunmaya başladı. Sivil itaatsizlik eylemleriyle Kürt taleplerini kamuoyuna yansıttı. Adaletsiz ve antidemokratik yüzde 10 barajını bağımsız adaylarla aşarak Meclis’te Kürtleri temsil etmeye başladı. Son olarak 2013 yılında Halkların Demokratik Partisi (HDP) başta sol kesim olmak üzere daha geniş muhalif kesimleri biraraya getirmek amacıyla kuruldu ve BDP’yi içine aldı.

HDP, çatısı altına aldığı kesimleri genişletmeye çalışarak yola devam etti. Sadece sol değil muhafazakâr kesimlerle de temasını artırdı. Yani hem Sünnilerin hem Alevilerin dinî hassasiyetlerini gözeten, devlet tarafından mağdur edilmiş tüm kesimlerin sorunlarını siyasetinin ana eksenine oturtan bir siyaset yapmak için yola çıktı. Bunun mümkün olup olmadığını, HDP’nin etnik kimliğe dayalı bir parti olmaktan çıkıp çıkmayacağını zaman gösterecek.

Ancak Kürtlerin tarih içinden gelen mücadelelerinin evrildiği nokta çok önemli. Tarih Kürtlere ilginç bir şekilde Türkiye’nin demokratikleşmesinde anahtar bir rol verdi. Hızla otoriterleşen Türkiye için bu tek şansı Kürtlerle birlikte Türkler kullanabilecek mi? Her şeyde olduğu gibi yaşayarak öğreneceğiz.

[email protected]

www.umitkardas.com

twitter.com/umit_kardas

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Etiketler:

Hakkında Ümit Kardaş

Ümit Kardaş