Pazartesi , 1 Haziran 2015
Anasayfa » Yazarlar » Koşun, Yeni Türkiye’yi kuruyorlar
Koşun, Yeni Türkiye’yi kuruyorlar

Koşun, Yeni Türkiye’yi kuruyorlar

Uzunca süredir “Eski Türkiye”nin garabetlerini, fenalıklarını anlatan bir iktidar ile karşı karşıyayız.

 

İktidara tamamen katılıyorum. Aynen onların daha birkaç yıl öncesine kadar dillerinden düşürmedikleri gibiydi memleket.

 

Devlet, kendi vatandaşlarına hain ve iç düşman muamelesi yaparak hepimizin canına okuyordu.

 

Her ayın sonunda toplanan MGK kararlarını korkuyla bekliyorduk. Kırmızı Kitap’a adı yazılanın sonu felaketle bitiyordu.

 

Muhafazakârlar Şeriat getirecekti dediler.

 

Dışarısı ile bağlantılı olarak örgütlenmişler, zenginleşmişler, kurumlara sızmışlar ve alttan alta rejime tehdit oluşturur hâle gelmişlerdi.

 

Derneklerin, şirketlerin basılması, kadın öğrencilerin üniversite kapısında örtüsünün çekiştirilmesi, Erdoğan’ın hapis yatması hep bundandı.

 

Kürtler memleketi bölecekti dediler.

 

Her cumartesi günü Galatasaray Meydanı’ında Devlet’in katlettiği evlatlarının kemiklerini soran analara gaz sıkıp otobüslere tıkıştırmaları bundandı.

 

Ermeniler Büyük Ermenistan’ı kuracak, Misyonerler Pontus’u dirilteceklerdi.

 

Aleviler terörist örgütlerin maşası olmuş, cemevleri tehlikeli hâle gelmişti.

 

Devletin tarif ettiği bu hainlere gereken mesafeyi koymayan medya “şüpheli” olarak addedilmiş, onlara gereken uygulamanın yapılmasında tereddüt edilmemişti.

 

Siyasi partiler mercek altına alınmış, hainlerin odağı hâline gelmiş bazı yapılar dağıtılmıştı.

 

Eski Türkiye, kendi vatandaşının kanına girmek için Kırmızı Kitap’ı, MGK’yı, YÖK’ü, MİT’i, polisi, jandarmayı, Terörle Mücadele Yasası’nı, yüzde 10 barajını, devletin aparatı hâline gelmiş medyayı, örtülü ödeneğini, provokatörünü başımızdan hiç eksik etmemişti.

 

Şimdi “Yeni Türkiye” kuruldu diyorlar. Fakat bu yeni Türkiye’nin kurulmasına mani olmaya çalışan bazı hainlere karşı kendini korumak zorunda olduğundan tedbir alınması mecburidir diyorlar.

 

Nasıl mı?

 

Kırmızı Kitap’ı, MGK’yı, YÖK’ü, MİT’i, polisi, jandarmayı, Terörle Mücadele Yasası’nı, yüzde 10 barajını, devletin aparatı hâline gelmiş medyayı, örtülü ödeneği, provokatörü kullanarak.

 

Peki, bu pek kıymetli yeni Türkiye’de:

 

MİT’in Suriye’ye giden tırlarından silah çıktı mı çıkmadı mı?

 

Ayakkabı kutularından paralar çıktı mı çıkmadı mı?

 

Gazetelere, televizyonlara polisle girildi mi girilmedi mi?

 

Çocukları katleden polisler kollandı mı kollanmadı mı?

 

Köylüleri bombalayanların davası örtüldü mü örtülmedi mi?

 

Hrant Dink cinayeti kapatıldı mı kapatılmadı mı?

 

Misyonerlerin katilleri aramızda özgürce geziyor mu gezmiyor mu?

 

9000’e yakın Kürt, KCK davalarıyla, siyaset yapıyorlar diye zindanlara tıkıldı mı tıkılmadı mı?

 

Cemevinin kapısında kafasından vurulan Alevi’nin ardından “polisin sabrına şaşırıyorum” dendi mi denmedi mi?

 

Kendilerini sorgulamaya kalkan hâkimler, savcılar, polisler, muhalifler yaka paça kodese yollandı mı yollanmadı mı?

 

Yeni Türkiye’de hırsızlık, uğursuzluk, cinayet, toplu katliam, ırkçı söylemler, el koyulan gazeteler, içeriye atılmış gazeteciler, parti binasının arka bahçesine gizlenmiş katiller var mı yok mu?

 

E peki hâl böyleyse seçimlere bu kadar az zaman kalmışken HDP binalarına atılan bombalar karşısında yeni taklidi yapan eski devleti şüpheli bulmamıza niye kızıyorsunuz arkadaş?

 

Bütün bu suçlardan yırtmak için tek çare olarak Başkan olmayı kafayı koymuş bir lidere “seni Başkan yaptırmayacağız” dememize niye bozuluyorsunuz arkadaş?

 

Yaptırmayacağız işte, oh olsun…

 

 

[email protected]

Twitter:@haykobagdat

Etiketler:

Hakkında Hayko Bağdat

Hayko Bağdat