Pazartesi , 6 Nisan 2015
Anasayfa » Yazarlar » Fareler ve insanlar…
Fareler ve insanlar…

Fareler ve insanlar…

Fareler üzerinde yapılan bir deneyde ilginç bir sonuç ortaya çıkmış. Fareler, yer yemez hemen öldüren zehir türlerini bir süre sonra tanımaya başlıyor ve artık yemiyorlarmış. Ancak yedikten bir süre sonra öldürenleri tanıyamıyor, alakayı kuramıyor, yemeye ve ölmeye devam ediyorlarmış.

Sanırım insanlarda da benzer yaradılış özellikleri var. Tabii biraz farklı, açalım: İnsan bir problemle karşı karşıya olduğu zaman, bir hamlelik çözüm yollarına aklı kesiyor. Tabii derhal uygulamaya çalışıyor. Birileri kendisine uzun vadeli çözüm yolları önerdiğinde pek oralı olmuyor. Hemen somutlaştırıp sadede gelelim, yoksa kendi okurumuzu da kaçıracağız:

Futbolda başarı için en kestirme yöntem transfer. Hep kullandığım ve okuyanları bıktırmaktan korkmadığım söylemle, alacaksın iki tane adam gibi topçu, şampiyon olacaksın. Pekâlâ, bunu bir kere denedin, olmadı. Bir daha, yine yok. Bir daha, yok yok yok… Kaç kişi “Böyle olmuyor, demek ki farklı metotlar denemek lazım. Ne olabilir, ne yapılabilir” diye düşünmeye başlar. Ortalama çoğunluk fare hafızasına sahip olabilir, düşünmekten korkan bir toplumda çok görmüyoruz. Peki, hiç mi aykırı bir azınlık çıkmaz da farklı düşünmeye çalışmaz bir cemiyette, bir toplumda, bir camiada?

Bu sezon bittiğinde 2010-11 sezonunun üstünden tam dört yıl geçmiş olacak. O tarihte dört yıllık bir fakülteye giren öğrenci kayıpsız gittiği takdirde bu sene mezun oluyor. O sene ortaokulu bitirenler de şimdilerde üniversitede. Trabzonsporlular hâlâ kısa vadeli çözümler peşinde. Mevcut yönetim çılgınca transfer yaptı, yapıyor. Transferlerin isabetli olup olmaması birinci öncelikli mesele değil. Hepsi nokta atışı olsa, takım mükemmel futbol oynasa ne olacak? Futbolun efendileri en kötü –kendilerine göre en kötü tabii– ihtimalle son anda bir dirsek darbesiyle yarışın dışına itecekler, takım da çil yavrusu gibi dağılacak. Sonra haydi bakalım sil baştan.

Dört yıl… Ondan önce, yani 1984’ten sonra 27 yıl. Trabzonspor altyapısına giren bir çocuğun dört yılda artık yavaş yavaş kendini göstermesi, A takıma göz kırpması gerekirdi. Tabii hayalî bir altyapı sisteminden bahsediyoruz. Hayalî; ama asla gerçek olmayacağı için hayalî değil. Kimsenin hayaline gelmediği için.

Fareler hayal kurabilir mi bilmiyorum. Ama insanoğlu önce hayal eder, sonra gerçekleştirir. İnsanlar. Fareler değil.

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Hakkında Bülent Şirin

Bülent Şirin