Perşembe , 21 Mayıs 2015
Anasayfa » Yazarlar » Efsane böyle olunuyor
Efsane böyle olunuyor

Efsane böyle olunuyor

FIFA Zürih’te kurulmakta olan Dünya Futbolu Müzesi’nde Hakan Şükür’e de yer verme kararı almış. Futbolumuz ve Hakan Şükür için gurur verici bir gelişme.

FIFA bunu Türkiye’ye jest olsun diye yapmıyor elbette. Bu tercih için önemli kriterleri esas aldığından kuşku yok. Hakan Şükür Süper Lig’de attığı 249 golle en çok gol atan futbolcumuz. 51 golle de milli takımda en çok gol atan futbolcu. Avrupa kupalarında 37 golü var. Milli takım formasını 100 kez giyen üç futbolcudan biri. Futbolumuzu İtalya ve İngiltere’de temsil etti.

Kısacası efsaneliği hak etmek için yeterince üst düzey niteliklere sahip. Bu gelişme üzerine ülkemizde efsane tabirinin ne kadar ucuz ve yersiz kullanıldığını da vurgulamak istedik. Malum basınımız her eski futbolcu için efsane yakıştırması yapar. Ha bir de tabii bi imparator yakıştırması var.  İmparator unvanı ilk Fatih Terim için kullanıldı. Bize göre Fatih Terim üst düzey futbolculuğunun yanısıra bu unvanı, futbol tarihimizde bir ilki gerçekleştirip takımına Avrupa Kupası kazandırarak sonuna kadar hak etti. Ancak malum basın her sıradan futbolcu eskisine de bu unvanları uygun görüyor. Malum basının bu kavramları yerli yersiz ve ucuz biçimde bundan böyle kullanmamalarını dileyelim. FIFA’nın Hakan Şükür’e yaptığı bu jeste karşın iktidar partisi, milletvekili seçtirdiği hâlde partiden istifa edince adını spor tesisinden sildirdi. Dünya futbolunun patron kurumu olan FIFA’nın onurlandırdığı futbolcumuzun adını spor tesisinden sildirilmesine hiçbir tepki de verilmedi. Hakan Şükür’e yapılan bu haksızlık ve saygısızlık karşısında dünya futbolunun patron kurumu olan FIFA gereken dersi vermiş oldu. Futbolumuz adına sana bir kez daha sonsuz teşekkürler Hakan Şükür.

UEFA YÖNETİMİNDE ARTIK YOKUZ

Bir kaç gün önce yapılan UEFA yönetim seçiminde 33 yıldan buyana görev yapan Sayın Şenes Erzik’in yerine bir temsilcimizi seçtiremedik. TFF UEFA yönetim kurulundaki görevini sürdürmek istemeyen Şenes Erzik’in yerine aday gösterdiği başkan yardımcısı Servet Yardımcı’yı seçtiremedi. Bu olumsuz gelişmede, 3 Temmuz sürecinin, futbolumuzdaki şiddetin, milli takımın başarısızlıklarının, Avrupa liglerinde kulüplerimizin performans düşüklüğünün ve FIFA’da çok sayıda ihtilaf dosyamızın olmasının doğrudan etkili olduğunu söyleyebiliriz. Bu, ülke futbolumuz için çok ciddi bir prestij kaybıdır. Sporda lobicilik faaliyetleri çok önemlidir. Lobicilik Avrupa ve Dünya Federasyonlarının yönetimlerinde, kurullarında ve alt kurullarında yeterince temsil edilmekle etkili olur.

YD federasyonu futbolumuzdaki başarısızlıklarına bir yenisini daha ekledi. Her türlü olumsuzluğa rağmen UEFA yönetimine bir temsilci seçtirememek ciddi bir başarısızlıktır. Avrupa’nın sekizinci futbol ekonomisi büyüklüğüne sahip olmakla öğüneceksiniz, 54 üyeli UEFA yönetimine bir üye seçtiremeyeceksiniz. Futbolumuzun en acil sorunlarına çözüm olarak da yabancı oyuncu sayısında kısıtlamayı kaldırma ve naklen yayın gelirlerinin pazarlamasını Süper Lig kulüplerine bırakmayı sunacaksınız. Haziranda yapılacak genel kurulda YD hangi başarılarıyla tekrar aday olacak doğrusu merak ediyoruz. Siyasi destekle ve Süper Lig kulüplerinin taleplerini karşılayarak nasıl olsa seçimi garanti ederim diye düşünüyor galiba. Bu genel kurul yapısıyla da haksız sayılmaz.

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Etiketler:

Hakkında Haluk Çetin

Haluk Çetin