Pazartesi , 6 Nisan 2015
Anasayfa » Yazarlar » Doyduğu değil, doğduğu da değil, ait olduğu yere…
Doyduğu değil, doğduğu da değil, ait olduğu yere…

Doyduğu değil, doğduğu da değil, ait olduğu yere…

Adapazarı’nda yerel gazetecilik yapan bir tanıdık, birkaç hafta önce facebook sayfasında adı geçen vilayette yaşayan Trabzon kökenli gençlerin, doğup büyüdükleri, ekmeğini yedikleri Adapazarı’nın takımı olan Sakaryaspor’u değil de hiç gitmedikleri Trabzon’un takımı Trabzonspor’u tuttuklarından yakınıyordu. Daha doğrusu bu tavrı anlayamadığını ifade ediyordu. Ben de birkaç gün önce İstanbul’da buna benzer bir örnekle karşılaşınca daha önce birkaç kez çeşitli vesilelerle değinmeye çalıştığım konuyu tekrar ele almaya karar verdim. Önce şu İstanbul’daki örneği anlatalım:

Kırklı yaşlarında bir işadamı. Trabzon kökenli bir ailenin İstanbul’da doğup büyümüş, memleketi Trabzon’a (doyduğunu bırakın doğduğu bile değil, kökeninin bulunduğu ili memleketi kabul ediyor) sonradan gitmiş, ahbaplar edinmiş, şimdi yılda en az bir kez gidip bir haftadan aşağı kalmıyor orada. Dört çocuğu var, dördü de fanatik derecede Trabzonsporlu.

Düz mantıkla bakıldığında bu manzara tuhaf ve şaşırtıcı gelebilir, ancak biraz yakından incelediğinizde meselenin içyüzünü rahatlıkla anlayabilirsiniz. Bunun için sosyolog olmak da gerekmez.

Kimlik ihtiyacı, yeme- içme- barınma gibi temel ihtiyaçlardan hemen sonra gelen, bazen onların da önüne geçen bir ihtiyaçtır. Nüfusunun önemli bölümü göçmenlerden oluşan şehirlerde yazının başında tuhaflık adını verdiğimiz sosyal gerçekliği gözlemleyebiliriz. İnsanlar ait oldukları topraklardan çeşitli vesilelerle kopup farklı bir memlekete gelmişlerdir. Geride bıraktıkları memleketlerinde kendilerini oraya bağlayan kökleri vardır, ancak yeni geldikleri beldede henüz böyle bir şey sözkonusu değildir. Cemiyette yer edinmek için kök salmayı bekleyecek zaman yoktur, o halde hâlihazırda mevcut olan köklere ya da gövdenin bir tarafına tutunmak zorundadırlar.

Hâl böyleyken, insanların yine bu ülke içinde bir kimlik olarak ortaya koyabilecekleri bir değer ya da değerler bütünü varsa, ona aidiyet besleyerek kimlik sahibi olmaları son derece doğaldır. Özelde Trabzonluluk ve Trabzonsporluluk üzerine kafa yoranların bu gerçeği mutlaka gözönüne almaları gerekmektedir. Tabii ki başta son yıllarda Trabzonspor’a bir çıkış yolu arayanlar olmak üzere.

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Hakkında Bülent Şirin

Bülent Şirin