Cumartesi , 27 Aralık 2014
Anasayfa » Yazarlar » Futbolda iyi oynamak, kötü oynamak…
Futbolda iyi oynamak, kötü oynamak…

Futbolda iyi oynamak, kötü oynamak…

Takım sporlarında bir takımın iyi ya da kötü oynadığı nasıl ve neye göre değerlendirilir? Skor? Skorla oyun arasında güya direkt bağlantı kurulmaz ama bir takım mesela farklı galip gelirse kimse nasıl oynadığına bakmaz. Bakan olursa gözü çıkarılmaya çalışılır. Pişmiş aşa su katmakla suçlanır. Tıpkı iki hafta önce Marmara temsilciliği görevini yürüttüğüm yerel Günebakış gazetesinde yazdığım Galatasaray- Trabzonspor maçıyla ilgili yazıya gelen tepkiler gibi. O yazıda Trabzonspor’un öyle harikulade bir oyun ortaya koymadığını, çok fazla basit hata yaptığını ama Galatasaray’ın bunları değerlendiremediğini, üstüne üstlük ev sahibi takımın Trabzonspor’a geniş alanlar bıraktığını yazmış idik.

Yok yok, binlerce küfür ve hakaret işitmedik. O kadar ünlü bir yazar değiliz. Fakat yazının altına gelen bir mesaj son derece karakteristik ve bu tip durumlarda ortalama vatandaşın refleksini pek güzel yansıtıyor. Bakınız. (İmlasına dokunmadan aynen alıyorum):

konuyu çok fazla dağıttınız. takım galip gelmiş siz hala ayrıntılarla uğraşıyosunuz.sizin gibi köşe yazarlarını bu yerel basından uzaklaştırmak lazım.inanın yazınız makale gibi uzun olmuş ama içi bomboş.bence siz şiir yazın

İyi şiir yazabilmeyi çok isterdim doğrusu ama nesirde ne kadar iddialıysam nazımda o kadar zayıfım. Bugüne kadar bir dörtlük bile yazabilmiş değilim. Neyse konumuza devam edelim.

Galatasaray zaferinden iki hafta sonra Beşiktaş maçı geldi çattı ve Trabzonspor kelimenin tam anlamıyla duvara tosladı. Aynı basit hatalar devam etti, rakip bu sefer fırsatları kazaya bırakmadı ve zaferin yerini hezimet aldı.

Şimdi bu iki maçta kim iyi oynadı, kim kötü oynadı… Benim biraz kafam karıştı doğrusu. Galatasaray maçından sonra Trabzonspor için “aslında iyi oynamadı, falan filan sebeplerden dolayı bu galibiyeti aldı” diyebilen kaç kişi vardı acaba? Herkesi takip edemediğim için bilmiyorum. Nereye baksam, kimi dinlesem övgüler, güzellemeler birbirini kovaladı. Yani bilen bilmeyen herkese göre Trabzonspor çok iyi oynamıştı. Galatasaray da çok kötü. Pekâlâ, geçen pazar günü? Aslında Trabzonspor’un sahada harcadığı enerji belki de Galatasaray maçından daha az değildi. Fakat o maçta boş koridorlardan vals yaparak ilerleyenler bu sefer o boşlukları bulamamış, dolayısıyla da bir yere gidememişlerdi. Üç gol de son derece amatör hatalardan geldi ama ilk golün çok erken yenmesi, üstelik de bu golün bütün takımın moral ve kimyasını bozan kaleci hatasından kaynaklanması işleri iyice berbat etti. İlk 20 dakika Galatasaray maçındaki gibi atlatılabilseydi, rakibin azim ve direncinde bir kırılma olması mümkün ve muhtemeldi. O zaman da işler değişebilirdi. Değişseydi o zaman Trabzonspor iyi oynamış (!) olacaktı.

Futbolun teknik kısmından yetkinlik derecesinde anladığımı iddia etmiyorum. Hiçbir spor yazarının böyle bir itirafta bulunabileceğini sanmıyorum, şiir yazmaktan çok daha ağır tavsiyelere muhatap olabilirler çünkü. İyi hoş da, benim anlamayan gözlerle gördüğümü yüzbinlerce dolar maaş alanların çok daha net görüp göstermesi gerekmiyor mu.

[email protected]

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr