Cumartesi , 23 Mayıs 2015
Anasayfa » Yazarlar » Başka bir hayat mümkün
Başka bir hayat mümkün

Başka bir hayat mümkün

Bugün Newroz… Alanlarda baharı karşılayan yüzbinlerce insan “Başka bir hayat”ın mümkün olduğu inancıyla sloganlar atacak, türküler söyleyecek… Nefret söylemlerinden uzak, halkların kardeşliğini savunan bu insanları gene gaz bombalarıyla mı karşılayacak siyasal iktidar, yoksa suskun mu kalacak, göreceğiz. Seçimlere iki ay kala, milliyetçi oylara sığınmayı seçen, ama bir yandan da Kürt oylarına ihtiyaç duyan iktidar partisinin tavrını tahmin etmek mümkün değil.

İçinde yaşadığımız toplum her geçen gün daha yaşanılmaz hâle geliyor. Hayatımızın her alanına müdahil olmakta kararlı görünen ‘Büyük Reis’, söylemlerine ve uygulamalarına muhalefet eden herkesi ‘vatan haini’ ilan etmekten çekinmiyor.

Bu ortamda, özgür basına ve sanata büyük sorumluluk düşüyor. Cezalandırılma, yasaklanma riskini göze alarak görevini yapmak diye özetleyebiliriz bu sorumluluğu. Başka bir hayata duyduğu özlemi dile getirecek, “Bu hayatı hak etmiyoruz” diyecek sanatçılar, medya mensuplarından söz ediyorum.

Tabii ki, kolay bir iş değil bu. Hayat şartlarının giderek zorlaştığı şu günlerde, her anlamda tehdit altında, tavizsiz yaşamak kolay değil. Kimileri teslim bayrağını çekiyor. Muktedirin mitinglerinde vitrin malzemesi olmayı kabul ediyor; kimileri de suskun kalarak, tehlikelerden uzak durmaya çalışıyor. Ama, bu ikincilerin işi zor. Tam teslimiyet istiyor ‘Büyük Şef’; ya ondan olacaksın, ya da düşman… Elbette, bu iki gruba da dâhil olmayan, devrimci sanatçılar da var. Her zamanki gibi. Hiçbir muktedirin gücü onları susturmaya yetmez, yetmeyecek.

İzmir’deyim… Başka bir hayatın mümkün olduğuna inanan dostlar arasında. Dün gece, Yenikapı Tiyatrosu’nun 10. Yılı gecesine konuşmacı olarak davet etmişti, tiyatronun yöneticisi sevgili Orçun Masatçı; CHP Parti Meclisi üyesi (ve umarım önümüzdeki dönemin milletvekili) Zeynep Altıok Akatlı, ÖDP Eşbaşkanı Bilge Seçkin Çetinkaya, HDP Parti Meclisi üyesi Pınar Türk, ESP Parti Meclisi üyesi Deniz Bakır, Halkevleri İzmir temsilcisi Evrim Çakır ve Temel Demirer’le birlikte… Farklı siyasetleri yan yana getirebilmesi, Masatçı’nın hanesine yazılacak olumlu puanlardan biriydi. Ev sahipliğini İzmir Büyükşehir ve Konak Belediyelerinin yapması da bir başka olumlu yanıydı gecenin. “Başka bir hayat mümkün” demenin en güzel ifadesi. Çok sayıda müzik grubu da vardı gecede. Ritim topluluğu Ahura, Hüseyin Kurtulmaz ve Praksis grubu aralarında en beğendiklerim oldu.

Yenikapı Tiyatrosu, ülkemizin en üretken tiyatro toplulukları arasında sayılmayı hak ediyor. 10 yıldır durup dinlenmeksizin, oyunlar sergiliyor, festivaller düzenliyorlar (Her biri bir tiyatro militanı olan topluluk üyelerinin adlarını bir bir sayamıyorum, aralarında unuttuklarım olursa diye). Ege bölgesinde, tiyatroyu sokağa taşıyan bir politik tiyatro, Yenikapı. Nice engellerle boğuşarak geldiler bugünlere. Daha nice 10 yıllar diliyorum. Yolları açık olsun…

Başka amatör tiyatrolar da var, benzer bir işlevi üstlenen. En eskilerinden biri, Ankara’daki Özgür Tiyatro. 20 yıldır tiyatro hayatımızda yeri olan bir grup. Yöneticisi, Özgür Başkaya’nın dün geceki konuşması önemliydi. Amatör tiyatro kavramının ülkemizde yanlış bilindiğini, acemi tiyatrocular olarak algılandıklarını, oysa profesyonel tiyatrodan temel farklarının, bu işi para için değil, halk için yapmaları olduğunu söyledi.

Ülkemizde sokak tiyatrosunun öncüsü Mehmet Ulusoy’un Devrim için Hareket Tiyatrosu’dur elbette. Onları izleyen başkaları da oldu. Ankara Deneme Sahnesi, Uludağ Üniversitesi Tiyatro Topluluğu, Tiyatro Simurg gibi. Aralarında, politik tiyatro yapmayı hedefleyenler de var: Edirne’deki Sahne Meydan, Kemal Oruç’un Devinim Tiyatro Atölyesi, Ankara’daki Tiyatro Mekân gibi.

Elbette, politik tiyatro yalnızca sokaklarda yapılmaz. İstanbul’un genç tiyatrocuları, apartman dairelerinde, garajlarda, fırınlarda tiyatrolar kurdular. Çok azı kendi salonunu yaratabildi. Çoğu, kirada ve her ay kirayı çıkarabilmek için çabalıyorlar. Onlardan bir bölümünü bugün başlayan PERA FEST’te izleyebilirsiniz. Daha doğrusu izlemelisiniz. Seçimimizi, PERA FEST’in bu yılki teması “Şiddete Karşı Sanat” doğrultusunda yaptık. Hepsi de, izlenmeyi hak eden oyunlar. Yaşadığımız günlere direnen, başka bir hayatın mümkün olduğuna inanan tiyatrocuları yalnız bırakmayacağınıza inanıyorum.

Newroz bayramınız ve Dünya Şiir Gününüz kutlu olsun!

[email protected]

 

*

Not:

Geçmiş yazılara şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://arsiv.taraf.com.tr

Etiketler:

Hakkında Vecdi Sayar

Vecdi Sayar