Pazartesi , 25 Mayıs 2015
Anasayfa » Kültür ve Sanat » Mağduriyete tutunma
Mağduriyete tutunma

Mağduriyete tutunma

Beliz Güçbilmez’in yazıp yönettiği “Othello: Bir İntikam Provası” günümüzdeki “kadına şiddeti’’ ve bu şiddeti meşrulaştırma yöntemlerini göstererek seyirciyi düşündürtmeye çalışıyor.

 

Oyun başladığında sahneye iki kadın oyuncu çıkıyor. İlkay Kaygun ve Özgün Çakır. Özür dileyerek bu gece oyunu oynayamayacaklarını söylüyorlar. Bağımsız çalışmak isteyerek, zaten zar zor mekân bulan oyuncular prova sürecinde bir olaya tanık oluyorlar, sonra da başlıyorlar seyirciye anlatmaya. Beliz Güçbilmez’in yazıp yönettiği Othello, Bir İntikam Provası! oyununda oyuncular Shakespeare’in Othello oyununu sahnelemek istiyor. Kendi seçtikleri bazı sahnelerden kolajlar yaparak metni yeniden yorumlamak istiyorlar. Shakespeare’in Othello‘sunun ana konusu ‘kıskançlık’. Venedik devletinin hizmetinde kahramanlıklarıyla ününe ün katan Mağripli zenci komutan Othello Venedikli beyaz kadın Desdemona ile aşk yaşar. Othello’un emrindeki subay İago’un iktidar hırsı yüzünden Desdemona’yı kötüleyecek iftiralarda bulunmaya başlar. Bir süre sonra İago’nun kumbasları giderek kötüleşir. Othello’un karısına hediye ettiği ve namus simgesi olarak gördüğü mendili başka bir erkeğin elinde görünce karısını öldürür. Kıskançlık bu oyunda böylece iki yönden inceleniyor. Othello’nun iktidarlığı kıskanan Iago’nun ve karısını kıskanan Othello’nun kıskançlığı.

 

OYUN KADIN ŞİDDETİNE DİKKAT ÇEKİYOR

 

Oyuncular oyunun provalarına başladıkları zaman, üst kattan tanıdık oldukları fakat korktukları bir ses geliyor. Bir kadın çığlığı! Mekânın üst katındaki adam karısına her gün şiddet uyguluyor. Bir süre sonra İlkay ve Özgün buna seyirci kalamıyor. Kendi içlerinde de bir tartışma yaratıyorlar. Narin için ne yapabiliriz? Ve böylece oyuncular da bir süre sonra kendilerini bu olayın içinde buluyor. Bu olayları seyirciye anlatırken sahne de bazen Othello‘dan bir sahne bazense üst kattaki şiddet olayını seyirciye anlatarak canlandırıyorlar. Bazen Desdemona’nın yerini Narin, bazen Othello’ nun yerini Narin’in kocası alıyor. Bu iki duruma oyuncuların bakış açılarına, sahnede nasıl yorumladıklarına, seyirciye hangi duygularla anlattıklarına şahit oluyoruz.

 

Bir şekilde Othello- Desdemona ve Narin- Kocası üzerinden, günümüzdeki ‘’kadına şiddeti’’ ve bu şiddeti meşrulaştırma yöntemlerini göstererek seyirciyi düşündürtmeye çalışıyorlar. Oyun olduğu vurgusunun başta altını çizerek ve karakterleri seyirci önünde canlandırarak epik bir biçim oluşturmaya çalışılmış. Burada yaşanılan bu duruma mesefe almamız istenilmiş. Fakat Narin ve Desdemona ile kurduğumuz duygusal özdeşlik yargıları tekrar pekiştiriyor. Yazar, bizi taraf tutmaya zorluyor. Mağdur konumunda olan rol kişilerinin yanında oluyoruz. Othello oyununu, komşularındaki yaşadıkları olayla paralellik kurarak, karısını kıskançlık yüzünden öldüren adam olarak ele almışlar. Bunun temelindeki iktidar hırsını, bu hırs uğruna bir kadının öldürülmesini, İago ve Othello arasındaki ilişkiyi sahnede göremiyoruz. Oyunun yapılanması şiddet üzerinden kurulmuş. Her gün defalarca tanık olduğumuz bu durumu, alternatif bir yönden değil de mağduriyet temsili üzerinden tekrar görüyoruz. Kendilerine ait gerçekliğin içinde kadına bir çözüm bulmuyorlar. Yine kadına düşün şiddet oluyor! Oyuna feminist bir oyun demek bu sebeplerden dolayı zorlaşıyor. Mağduriyet temsilini tekrar üretiyor.

 

SEFA TOKGÖZ