Salı , 26 Mayıs 2015
Anasayfa » Kültür ve Sanat » Aşkın ve nefretin son perdesi
Aşkın ve nefretin son perdesi

Aşkın ve nefretin son perdesi

Amerikalı yazar Edward Albee’nin kaleme aldığı, Oyun Atölyesi’nin başroldeki oyuncuları Zerrin Tekindor ve Tardu Flordun’a ödüller getiren “Kim Korkar Hain Kurttan”, Hira Tekindor yönetmenliğinde uzun bir süre daha kapalı gişe sahneleneceğe benziyor.

 

Oyun Atölyesi’nin geçen sezondan beri sahnelediği ve seyirciden hâlâ büyük ilgi gören Kim Korkar Hain Kurttan, yaşam amacının yitirilmesini, tıkanmışlık hissini, değersizlik krizini ve bunların kadın-erkek ilişkisine yansımalarını gösteren, aşkla nefretin dirsek temasını kâh dehşetle kâh kahkahayla sergileyen bir oyun. Edward Albee’nin 1962’de yazdığı, pek çok tiyatro ve sinema eserine esin kaynağı olan oyun, çalıştığı üniversitenin kampüsünde yaşayan orta yaşlı bir akademisyenle hayatı içip eğlenmekten ibaret gibi görünen karısının duygusal şiddeti yoğun ilişkisinin bir sayfasını aralayarak başlıyor. Martha (Zerrin Tekindor), üniversitenin sahibi olan babasının verdiği partide tanıştığı genç çifti gecenin bir yarısı evlerine davet etmekten çekinmemiş. Bu tuhaflığı bıkkınlıkla ama şaşırmadan karşılayan George’un tavrından, bu tür şeylerin sıkça yaşandığını anlıyoruz.

 

İYİ BİR OYUNCUYU İZLEMENİN ZEVKİ

 

Üniversitede çalışmaya o dönem başlayan genç biyolog Nick (Şükrü Özyıldız) ile karısı Honey’in (Nilperi Şahinkaya) gelişiyle, epey fırtınalı geçtiği belli olan yirmi üç yıllık ilişkinin belki de en esaslı krizi tetikleniyor. Onların birbirlerine bu sonsuz gücenmiş, bilenmiş ve mecbur halleri karşısında afallayan genç çift en ufak bir sarsıntıda dağılacağının işaretini verirken, Martha ile George sürekli el arttırarak bir dehşet atmosferi yaratıyorlar adeta.

 

Hira Tekindor’un metnini yerinde dokunuşlarla kısaltarak ancak iki saati aşkın bir süreye indirebildiği, bin türlü gerginlik üzerine kurulu oyunun su gibi akmasını sağlayan elbette oyunculuk faktörü. Özellikle Zerrin Tekindor ciddi bir risk alarak, sinir bozucu tavırları bütünüyle olumsuz bir yorumla da resmedilebilecek Martha’yı beden dili ve zengin mimikleriyle adeta karikatürize etmeyi seçmiş. Fakat seyirciyi gerilimin en yükseldiği anlarda bile güldürerek metnin merkezinde yer alan çıkışsızlık hissini dağıtma tehlikesini göğüslemesi boşuna değil; yüzündeki ve sesindeki anlık değişimlerle maskenin gizlediği gerçek duyguyu aktarmayı başarıyor. Bu sayede, şahit olduğu yoğun duygusal şiddete rağmen final sahnesine dek gülümseyen seyirciyi Martha ve George’un unutulmaz yüzleşmesinin zirvesine taşıyabiliyor. Tardu Flordun, Tekindor’a ihtiyacı olan akıcı ve dengeli eşliği sunmayı başarıyor. Şükrü Özyıldız ve Nilperi Şahinkaya ise genç çiftin yaşadığı sarsıntıyı yeterince yansıtamıyor ve nihayet olup biteni neredeyse boş gözlerle izlemeye başlıyorlar; metinde zaten geri planda kalan rolleri de iyice silikleşiyor. Kim Korkar Hain Kurttan, hakkı verilerek sahneye konmuş klasik bir oyun izlemek isteyenler için ideal bir seçim.