Çarşamba , 27 Mayıs 2015
Anasayfa » Her Taraf » Her yer Nepal, her yer Baltimore
Her yer Nepal, her yer Baltimore

Her yer Nepal, her yer Baltimore

 

SERVAN ALTIKANAT*/ Bir insanın renginden ötürü öldürülmesi ile, ırkından, mezhebinden, inancından ötürü öldürülmesi arasında hiçbir bir fark yoktur. O yüzden 1915’te Ermeni olmak, Maraş’ta Alevi olmak, Uludere’de Kürt olmak, Baltimore’da siyah olmak, hepsi aynı duygu.

 

 

Bugün size diyorum ki, dostlarım, şu anın getirdiği güçlüklere ve engellemelere rağmen bir hayalim var benim. Amerikan rüyasına derinden kök salmış bir rüyadır bu.

Bir hayalim var. Gün gelecek, bu ulus ayağa kalkıp kendi inancını gerçek anlamıyla yaşayacak. Şunu kendinden menkul bir gerçek kabul ederiz ki, bütün insanlar eşit yaratılmıştır.

Bir hayalim var. Gün gelecek, bir zamanlar köle olanların evlatlarıyla yine bir zamanlar köle sahiplerinin evlatları, Georgia’nın kızıl tepelerinde, birlikte kardeşlik sofrasına oturacaklar.

Bir hayalim var. Gün gelecek, Mississippi eyaleti bile, adaletsizliğin ve baskıların ateşiyle bunalmış olan o eyalet bile, bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek.

Bir hayalim var. Gün gelecek, dört küçük çocuğum, derilerinin rengine göre değil, karakterlerinin içeriğine göre değerlendirilecekleri bir ülkede yaşayacaklar.

Bir hayalim var. Gün gelecek Alabama eyaleti, şirret ırkçıları ile, ağzından hep müdahale ve yasaklar yönünde sözler dökülen valisi ile, o eyalet bile minicik siyah erkek ve kız çocuklarının, minicik beyaz erkek ve kız çocukları ile, kardeşçe ele ele tutuşabilecekleri bir yer olacaktır”…

Martin Luther King, 28 Ağustos 1963’te Lincoln Anıtı’ndan bu sözlerle nida etmişti yüzbinlerce kişiye… Ne yazık ki Amerika, “insanların derilerinin rengine göre muamele görmedikleri” bir ülke olamadı henüz. En son örnek, Baltimore.

Baltimore’da 12 Nisan’da gözaltına alınan 25 yaşındaki Freddie Gray adlı bir siyah, omuriliğinde zedelenme nedeniyle hastanelik oldu, bir hafta komada kaldı ve hayatını kaybetti.

Bu tip haberlere sıkça rastlar olduk. Irkçılığa kurban giden siyahların isimlerini kazıdık hafızamıza:

Trayvon Martin, Michael Brown, Ezell Ford, Tony Robinson, Tamir Rice, Walter Lamer Scott, Eric Garner ve Freddie Gray

Bu kişilerin aileleriyle en iyi, Türkiye’nin acılı Kürt, Alevi, Ermeni aileleri empati kurabilir bence.

Zira kaderleri ortak… Zira bir insanın renginden ötürü öldürülmesi ile, ırkından, mezhebinden, inancından ötürü öldürülmesi arasında hiçbir bir fark yoktur.

O yüzden (100. yılını andığımız) 1915’te Ermeni olmak, (78’de) Maraş’ta Alevi olmak, Uludere’de Kürt olmak, Baltimore’da siyah olmak, hepsi aynı duygu.

Türkiye’de bir Kürd’ün başbakan olabilmesi, nasıl Kürtlerin bu ülkede eşit ve özgür oldukları anlamına gelmiyorsa, aynı şekilde Amerika’da, bir siyahın başkan olabilmesi de, siyahların bu ülkede beyazlarla eşit oldukları anlamına gelmiyor.

Bugün Türkiyeli Kürtlere “Başbakan, vali, kaymakam, avukat olabiliyorsunuz, daha ne istiyorsunuz” demek ne kadar onur kırıcı ise, aynı şekilde, Amerikalı siyahlara “Başkan olabiliyorsunuz, daha ne istiyorsunuz” demek de o kadar kırıcıdır.

Ne demişti Obama?

35 yıl önce olsaydı, Trayvon Martin ben olabilirdim.

Ve şu dokunaklı ifadeleri eklemişti:

Bu ülkede, bir mağazada alışveriş yaparken takip edilme deneyimini yaşamayan çok az siyahî vardır. Buna ben de dâhilim. Yoldan karşıya geçerken, arabaların kilitlenmesi sesini duyma deneyimini yaşamayan çok az siyahî vardır. En azından senatör olmadan önce bu benim de başıma geldi. Bir asansöre bindikten sonra içerideki bir kadının çantasını endişeyle sıkıca kavradığı ve asansörden çıkana kadar da nefesini tuttuğuna şahit olmayan çok az siyahî vardır. Bunlar sıkça oluyor”…

7.9 şiddetinde deprem yaşayan Nepal’de ise büyük bir insanlık dramı yaşanıyor. Ölülerin sayısı her geçen gün katlanıyor. Yüzbinlerce kişi çadırlarda… İnsanlar tıbbi malzeme kıtlığından, viskiyle temizliyorlar yaralarını. BM’nin açıklamasına göre, 1,4 milyon kişi acil yardıma muhtaç… Yoksul Nepal’in acılarını hep birlikte paylaşıyoruz.

Son söz:

Her yer Nepal, Her yer Baltimore!

*Sakarya Üniversitesi Tarih Bölümü

[email protected]

 

Etiketler: