Çarşamba , 13 Mayıs 2015
Anasayfa » Güncel » 1 Mayıs’ın en talihsizi… Vatandaş Abuzer… Öyküsü inanılmaz
1 Mayıs’ın en talihsizi… Vatandaş Abuzer… Öyküsü inanılmaz

1 Mayıs’ın en talihsizi… Vatandaş Abuzer… Öyküsü inanılmaz

1 Mayıs’ta hiçbir gösteriye katılmadığı halde gözaltına alınarak 4 gün boyunca nezarette tutulan Soner Barbaros yaşadıklarını Evrensel’e yazdı.

Evrensel’de yayınlanan yazının bir bölümü şöyle:
O gün tüm gece çalıştım. İşyerinde biraz uyumaya çalıştım ama nafile. Sabahın köründe sağa sola gaz bombaları fırlatan polis sürüleri ve siren gürültüleri nedeniyle uyandım. Nedir bu hal diyerek binadan aşağı indim. Havada bir helikopter dolanıp duruyordu meydana doğru ilerleyen insanları takip etmek istedim. Beşiktaş’ın tüm ara sokaklarını navigasyon aracılığıyla tek tek kapatan polis şebekeleri… Kimseye geçit vermiyorlardı. Sokak aralarından epeyi dolanarak insan kalabalığına erişebildim. İşyeri yönetim kurulu başkanı 10 dakika muhabbetten sonra Beşiktaş Spor Kulübü taraftarlarının pankartlarını gördüm. Yanlarına yaklaştım. Bir süre atmosferlerinde yer aldıktan sonra yakın takibi bıraktım ve yolun karşısındaki satıcıdan aldığım pilavı, gazoz eşliğinde yedim.

İMAM KAPIYI KAPATINCA

Bir kaç dakika sonra bir panik havası başlayıverdi. Gazoz şişesini fırlatıp Allah sizin belanızı deyip Abbas Ağa’ya doğru yola koyuldum. Vahşice atılan gaza dayanamayıp bayılıp düşen, ayağı takılan, ağlayan, bağıran ve öte yandan da soğukkanlıca olayı yönlendirmeye çalışan insanlarla beraber kendimi, kapısı açık bırakılmış apartmanlardan birinin çatı katında buldum. Ortalık aşırı kalabalıklaşmaya başlayınca yürüyebileceğim kanaatine vararak Abbasağa Camiiden yokuş yukarı ilerlemeye başladım. Aşırı gaz ve polisin abuk sabuk saldırıları nedeniyle olay yerinden uzaklaşamayan bir grup insanla beraber camiye sığındım. İmansız imam, caminin kapısını kilitleyince bahçede oturmak zorunda kaldım. Bahçenin alt katında bulunan abdest çeşmesinde yüzümü yıkadım. Tekrar yukarı çıktım ve olayların yatışmasını bekledim. Bahçedeki banklarda insanlar sessizce oturmaya ve olayların yatışmasını beklemeye başladı. Bir süre sonra kaçışan daha fazla insan camiye sığınınca oradan çıkmayı düşündüm. Ancak içeriye dalan burnu nefretten kızarmış uzun boylu sakallı açık tenli hafif sarışın polis amirince kimliklerimize el konuldu. Ekiplerin yolumuza gaz bombası atması nedeniyle buraya sığınmak zorunda kaldık dememe rağmen bir yerlerden politik bir talimat aldığını açıkça belli ederek kimlikleri toplamaya ve camiye sığınmış tüm insanları yaşına aldırış etmeksizin gözaltına almaya başladı. Polis amiri bir yandan da bahçede eylemle alakası olmayan şişe çöp kağıt vb… bir çok eşyanın toplanmasını emretti. FARK

GÖZETMEDEN GÖZALTINA ALDILAR

Haziranda atama beklediğimi, eylemlerden uzak durmaya çalıştığımı ve hemen yukarıda Elektrik Mühendisleri Odası’nda geçici işçi olarak çalıştığımı ifade etmeme rağmen yine de gözaltı gerçekleştirdiler ve iğrenç kokan polis aracına bindirildim. Havalandırması olmayan aracın camından polis muamelelerini izlemeye başladım. Öfkeli polisler tarafından küfürler eşliğinde daha fazla insan gözaltına alınmaya çalışılıyordu. Ekip otolarını doldurmak için ellerinden geleni yapıyorlardı. İnsanlara geçecek yer bırakmadıkları için insanlar polislerin arasında kalıyordu. İnsanların üzerine yönelen inanılmaz baskı yüzünden ortaya çıkan panikte insanlar çözümsüz kalmıştı. Sakince polis barikatını geçmek isteyen insanları, tek ya da kalabalık fark etmeksizin aldılar. Belli ki uzun süredir dile getirilen İç Güvenlik Yasası’nı somut şekilde uyguluyorlardı. Bazı polis amirlerinin nefretleri yüz ifadelerinden okunabiliyordu. Özellikle bizim ekibin başında bulunan amirin yüzlerce kişinin otobüslere koyulup gözaltına alınması için özel çaba harcadığını iddia edebilirim. Bir süre sonra bir adamın polis otobüsüne yaklaşıp kapıların açılmasını söylediğini ve beni de gözaltına alın dediğini duydum. Aracın hızlanması ile beraber adamın da hızlandığını ve aracın ön camını yumruklaması hızlandı. Aracın durmaması üzerine sağlam bir yumrukla otobüsün camı toz duman olmuştu. Ardından camı patlatan kişinin Milletvekili Aykut Erdoğdu olduğunu öğrendim.

CHP’li bir vekilden böyle bir destek görmek pozitifti. Haksızlığa uğramış biri olarak bu kadar kolayca haksızca gözaltına alınmak pek akıl kârı değildi zaten. Olayların ardından Kabataş iskelesinde bir süre bekletildik. Polislerin tacizleri ve ciddiyetsiz davranışları mide bulandırıcıydı. Çoğu ergen tavırları ve daha yaşlı olanların da ukala tavırları vardı. Araç Vatan Caddesi’ndeki emniyete doğru yola koyuldu. Tuvaletleri gelen insanlara müsaade edilmiyor aracın arkasında işemeleri salık veriliyordu. “Ölsen de seni dışarı çıkaramam” diyenlerden “Al şu şişeyi arkada işe” diyenlere kadar bir çok saçmalıkla karşılaştım. Daha da vahimi aramızda araçta Almanya vatandaşı birinin olmasıydı. Anlaşılan polis önüne geleni almıştı. Korku akıllarını ele geçirmişti. Lanet derecede sıcak olan araç, saatlerce bekledikten sonra Vatan Emniyete doğru harekete geçti. Araç tıka basa doluydu. Daha önce bir polis bir vatandaşın bindirildiği araçlarda daha çok sayıda insan mağdur olsun diye pek fazla polis yer almamıştı. Sadece kapı girişlerinde birer polis vardı.

Yazının tamamını okumak için tıklayın..

 

Etiketler: